Dijital otizm, aşırı ekran kullanımı nedeniyle çocuklarda ortaya çıkan; dikkat, iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarını tanımlar ve otizme benzer belirtilerle kendini gösterir. En yaygın belirtiler arasında göz teması kurmama, konuşma gecikmesi, sosyal oyunlara ilgi duymama ve hızlı değişen görsellere bağımlılık yer alır.
Bu durumun tehlikesi, genellikle fark edilmeden ilerlemesidir.

Sadece ekran karşısında sakinleşmek
İsmi söylendiğinde geç ya da hiç tepki vermemek
Gerçek oyuncaklar yerine dijital oyunları tercih etmek
Sosyal oyunlara katılmaktan kaçınmak
Kolayca dikkat dağılması
Bu sinyaller, çocuklarda dijital otizm riskinin arttığını gösterebilir.
Çocuk beyni, doğal uyarıcılarla gelişmek üzere tasarlanmıştır. Ancak ekranlardaki hızlı sahne geçişleri, parlak renkler ve sürekli ses efektleri, beyni anlık ödüllere alışacak şekilde koşullandırır. Bu da dikkat süresini kısaltır, sosyal bağları zayıflatır.
“Eğlence gibi görünen sessizlik bazen ilgisizliğin sessiz çığlığıdır.”
Ekran Süresini Planlayın: Çocuğun yaşına uygun günlük bir sınır belirleyin.
Gerçek Dünya Deneyimlerini Artırın: Kitap okumak, doğa yürüyüşü yapmak, kutu oyunları oynamak gibi etkinlikler ekleyin.
Birlikte İzleyin ve Konuşun: İçeriği birlikte izleyin ve hakkında sohbet edin.
Ekransız Saatler Oluşturun: Evde belirli zamanları tamamen ekransız hale getirin.
Pozitif Ritüeller Kullanın: Ekran kapandığında bir sarılma, kısa bir sohbet ya da oyunla geçiş yapın.
“Şimdi ekran kapandığında çocuğunuzun yüzündeki ifadeyi hayal edin… İşte o an, gerçek bağın başladığı andır.”
Model Olun: Kendi ekran sürenizi sınırlayarak örnek olun.
Birlikte Zaman Geçirin: Paylaşılan etkinlikler planlayın.
Tutarlılık Sağlayın: Ev ve okul arasında ekran kurallarında uyum sağlayın.
Farkındalık Oluşturun: Çocuğunuzun tepkilerini gözlemleyin ve gerekirse destek alın.
Unutmayın, dijital otizm erken fark edildiğinde önlenebilir. Bugün atacağınız küçük bir adım, yarın çocuğunuzun gözlerindeki ışıltıyı geri getirebilir.